8 Haziran 2020 Pazartesi

SERİNDERE KANYONU YÜRÜYÜŞ PARKURU


Uzun bir Corona arasından sonra ben de doğaya attım kendimi. En son 3 ay önce gittiğim ve çok da beğendiğim Serindere Kanyonu yürüyüş parkurunda soluğu aldım.Önce parkurla ilgili kısa bilgiler paylaşayım.


- İzmit merkezden araçla yaklaşık 30 dakikada ulaşabilirsiniz. Yuvacık Barajı ndan sonra Serindere tabelaları yön bulmada yardımcı oluyor.
- Başiskele ilçesi sınırları içerisinde yer alan bu parkur, adını Yuvacık Barajını besleyen derelerden birisi olan Serindere'den alıyor.
- İsmine Serindere denmesinin nedeni ise, derenin güneş ışınlarının çok az almasından ötürü suyunun biraz daha soğuk olması. Yani anlayacağınız yaz ayları için biçilmiş kaftan.
- Serindere Kanyonu birkaç yürüyüş rotası barındıran bir parkur. İsteyen dere içinden gidebilir, isteyen dere üst sırttan dere boyu ilerleyebilir. Biz dere üst sırttan parkuru belirleyip öyle gittik.

Serindere Parkuru yeşilin bütün tonlarını içerisinde barındıran, her türlü canlının yaşamına olanak sağlayan, sürprizlerle dolu bir parkur. Bu parkurda hiçbir parfümden alamayacağınız kokuları alabilir, hiçbir yerde yiyemeyeceğiniz meyveleri bulabilirsiniz.

Sabah saatlerinde başladığımız parkurda, yaklaşık 800 metre yürüdükten sonra karşımıza boru hatları için döşenmiş bir mağara çıkıyor. Bu mağaranın uzunluğu yaklaşık 600 metre, yüksekliği ise zaman zaman 1 metreye kadar düşüyor. İçerisi hiç ışık almadığından görüş mesafesi çok dar. Kafa feneri ya da en kötü ihtimalle bir telefon ışığı şart oluyor.


Mağaradan çıktıktan sonra yaklaşık 1 kilometre kuşların cıvıltısıyla birlikte yürüyüşümüze devam ettik. Ve ilk dere geçişimize geldik. Serindere'yi besleyen irili ufaklı birçok dere bulunur; bu onlardan ilkiydi. İlkbahar aylarında daha coşkun akan bu dere nispeten ufak derelerden biriydi geçerken çok da zorlanmadık.

Parkur boyu su kaynakları oldukça fazla. Fakat bir tanesi var ki benim asıl dikkatimi çeken oydu. İnanışa göre (belki de dedikodu) bu çeşmelerden su içen kişilerin kısmetleri açılıyormuş. Bekar kişiler evleniyor, para isteyenler para buluyor, iş talep edenler iş buluyorlarmış. :) 

Kısmet Çeşmesinde verdiğimiz kısa molanın ardından ikinci ve asıl büyük olan dere geçişimizi yaptık. Yaklaşık 5 metre uzunluğunda yer yer derinliği 1 metreyi bulan bu dereden geçtik. Kimi yerlerinde çok büyük kayalar olsa da bunlar çok kaygan ve hiç şakaya gelmiyor. Yani olası bir denge kaybında dereye kapılıp suyla birlikte kendinizi 50 metre aşağıda bulabilirsiniz.


Yaklaşık 5 kilometre daha yürüyüşümüze devam ettik. Yol boyu ısırgan otları bizlere eşlik ederken yer yer de dikenli dallar canımızı oldukça yaktı. Bu parkurda yapılacak en büyük hatalardan biri şort giymek. Ancak yer yer bulduğumuz erik ve elmalar ekşi severler için ideal.

Başta da söylediğim gibi Serindere parkuru bir kaç rota çeşidi sunuyor. Üçlü bir yol ayrımı bizi karşıladı. Bir taraf İnönü Yaylası tarafına, diğer ikisi Serinlik köyüne gidiyor. Biz İnönü Yaylası yönünü tercih ettik. Burası kısmen arabalarında geçebildiği daha geniş bir yoldu. Sürekli tepe çıkışı olmasına rağmen çok dik bir eğim olmadığından yormayan bir yol.  


Yüksekliği 30-40 metreyi bulan ağaçların gölgeleri etrafında yürürken, yerlerde biten dağ çileklerinin enfes kokularını içinize çekebilir, mükemmel tatlarından tadabilirsiniz.

Zirveye  çıktıktan sonra geri dönüş yapmanızı tavsiye ederim. Çünkü başladığınız yerde bir çay yapıp içmek yürüyüş sonrası bütün yorgunluğunuzu alıyor.

Serindere parkurunda mutlaka iyi bir ayakkabınız olmalı; kesinlikle su geçirmeyen ve altı kaymayan. Isırgan ve dikenli dallardan dolayı tozluklarınız da olmalı. Ayrıca mağara için de bir kafa feneri olursa iyi olur.






12 yorum:

  1. Çok güzel görülmesi gereken bir yer gibi duruyor 👍

    YanıtlaSil
  2. Muhteşem bilgi, teşekkürler hocam..

    YanıtlaSil
  3. Güzel yazmışsın Başkan.. Şeyh Galip'in Hüsn-ü Aşk'ındaki gibi derelerden, tepelerden, parkurlardan, mağaralardan, kısmet çeşmelerden geçmişsin..

    YanıtlaSil
  4. Kafamda sanki oraya gitmişim ve orada geziyormuşum gibi bir his oluşuyor. Kaleminize saglik

    YanıtlaSil
  5. Çok guzel mekanlar ama sen daha guzelsin

    YanıtlaSil
  6. Her şey çok iyi ve güzel ve güzel...

    Bir ara arkadaşlarla gezmek lazım. Yalnız yengeç ölü olmasaymış iyiymiş...

    YanıtlaSil
  7. Detaylı anlatımın mükemmel.Yanın da bulunması gereken malzemeler,neyle karşılaşacağını bilmek güzel.giden zorluk çekmez.bide yabani hayvan var mı onu bilmek lazım.

    YanıtlaSil
  8. Kalemine sağlık dostum. Sade bir anlatımla,bizleri adeta o mekanlarda yürüyüşe çıkardın.Devamının gelmesi dileğiyle...

    YanıtlaSil
  9. Görüşüne paylaşmana yazmana diyecek söz yok kemal hocam tebrikler başarılar :)

    YanıtlaSil
  10. Gezmek imkan işi midir, yoksa merak işi midir? Önce merak olacak.Merak imkanı oluşturur.İmkanın genişliği gezi konforunu artıran bir husus...Merakını icraata dökebiliyor olman gayet güzel.Kemal Bey Kardeşim,tasvirlerin gayet başarılı.Okumanın faydaları herhalde...Yazmayı bırakma.Daha güzel gezi notları okumak isterim.Ayrıca bir gezi parkuru organizasyonuna da katılmak isterim.Meraklı olanlar İstanbul ve civarlar dan geliyor.Biz yakınımızdaki güzel yerleri maalesef gezmiyoruz..Selamlar..Metehan..

    YanıtlaSil
  11. Oldukça bilgilendirici bir yazı olmuş. Serindere'ye daha önce gitmiştim, özlediğimi farkettim. Tekrar gitmek farz oldu :)

    YanıtlaSil