- Bu yıl en çok yaptığım şey belki de bütün dünyanın yaptığı gibi evde kalmaktı.
- En çok kitap okuduğum, en fazla yemek yaptığım yıl oldu. Öyle ki evde pizza yapıp Das Kapitali okudum. Bu seneki gurur kaynağım buydu.
- En fazla doğa yürüyüşleri yaptığım yıldı. Bulunduğum ilde ve komşu şehirlerdeki neredeyse bütün parkurlarda doğa yürüyüşleri yaptım.
- En çok kamp kurduğum yıl da 2020 yılıydı. Beş farklı bölgede, sekiz farklı şehirde kamplar kurdum, patikalarında yürüdüm, şehir merkezlerini gezdim, sularından içtim.
- Ülkemizin en güneydeki şehrini de, en kuzeydeki şehrini de görme şansını bu yıl yakaladım. Böylece kuzey, güney, doğu ve batı sınırındaki bütün şehirlerde de bulunmuş oldum.
- En fazla değil ama yine birçok farklı müzeyi de bu yıl içerisinde gezme fırsatım oldu. En çok etkilendiğim Sinop Cezaevi Müzesi olabilir. Özellikle Aldırma Gönül şiirinin yazıldığı hücreyi görmek içimi burkmuştu.
- Kral Şuppiluliuma, pandemi döneminde en çok tartıştığımız ve esprisini yaptığımız tarihi figür oldu.
- Bu yıl okuduğum kitaplardan en sevdiğim kitap Andrew Mango'nun Atatürk kitabıydı. En sevdiğim film Son Mohikan. Dinlemekten en çok keyif aldığım şarkılar; La Foule, When We Were Young, Ella Ellel'a, Keklik Gibi, Ayrılık...
- En fazla briç oynadığım, en fazla ödül kazandığım yıl da bu yıl oldu.
- Tepsi kebabı, kağıt kebabı, Sinop mantısı, kerebiç tatlısı, ballı safran çayı ve nokul 2020'de ilk kez tattığım lezzetlerden bazıları olurken, hiç kola, gazoz ve meyve suyu içmedim.
- Belki de en güzel alışkanlığım televizyonu hayatımdan tamamen çıkartabilmekti. İnsanların bildiği ve tartıştığı birçok dizi, yarışma ve magazin programlarından uzak kalmak çok eğlenceliydi.
Pandemi yüzünden genel anlamda olumsuz geçen bir yılın sonuna varırken, kendi penceremden aslında hiç de fena sayılmayacak bir yıl olduğunu görüyorum. Yıllardır uğraştığım doktoraya başlamış olmam üstelik dersleri de online almam gerçekten büyük şans. Bu konuda Allah'a duacıyım. Yılın mottosu benim için "ne olursa olsun olumlu bak" olabilir. Belki de şair Beckett'in dediği gibi " Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Yine dene yine yenil. Daha iyi yenil."








